EcoTripSos - Hollanda Efsaneleri

İstatistik ve Örneklerle Hollanda Efsaneleri

Her yılın en popüler turizm destinasyonlarından biri Hollanda. Herkesin gitmek için farklı nedenleri var, kimimiz tarihi, kimimiz kültürü, kimimiz “yasal olanakları” için Hollanda’yı çekici buluyoruz. Hollanda gerçekten de her şeyi bir arada bulabileceğiniz, göz alıcı doğası ve mimarisiyle insanı kendine çeken bir ülke. Sıcak kanlı insanları da sosyalleşme konusunu oldukça kolaylaştırıyor. Tabii destinasyon popüler olunca şehir efsaneleri de beraberinde geliyor.  Fuhuş, uyuşturucu ve eşcinsellik hikayeleriyle yoğrulmuş şehir efsaneleri Hollanda deyince nice yiğidin aklına ilk gelen şeyler. Peki Hollanda’nın turizm potansiyeli bunlarla mı sınırlı? Bu efsaneler gerçeği ne kadar yansıtıyor? Hep birlikte inceleyelim.

Hollanda - Coffee Shop

Coffee Shop

1. Hollanda’da uyuşturucu çok yaygındır. 2008 yılında Hollanda’nın Leiden şehrinde şahsen katıldığım bir seminerde not aldığım bilgileri paylaşmak istiyorum bu noktada. Hollanda’da hafif uyuşturucuların kullanım oranı %3. Kimyasal uyuşturucuların kullanım oranı ise %0.3 civarında. Hatta semineri veren uzmanlardan birinin kendi ağzından aktarayım, “Bizim uyuşturucu konusunda çok fazla problemimiz yok, asıl sorunumuz %85’lik kullanım oranıyla alkol. Biz daha çok alkol kullanımını azaltmaya çalışıyoruz”.

Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlığı İzleme Merkezi’nin (TÜBİM) 2012 raporuna göre Türkiye’de yaşam boyu madde kullanan genç yetişkinlerin oranı da %3. Yani iki ülke arasında çok büyük bir farktan söz etmek mümkün değil.

Sanırım bu algının oluşma nedeni yine yasallaşma durumu. Konuyla ilgili kişisel gözlemimi de aktaracak olursam, ‘coffee shop’ adı verilen dükkanlara Hollanda’nın ‘içinden’ olan vatandaşlar pek de uğramıyor. Bu noktada gençler istisna olabilir. Hatta ülkelerine fuhuş ve uyuşturucu için gelen turistlerden rahatsız bir çok Hollandalı da görmüşlüğüm vardır. Zaman zaman “F***ing tourists!!!” diye çemkiren amcalar görmeniz mümkün.

Hollanda - Red Light District

Red Light District – Aktif Durumda Bir Oda

2. Hollanda’da fuhuş ve hayat kadınları çok yaygındır. Rakamlar üzerinden gidelim, tahminlere göre 1970’lerde Hollanda’da 25.000 civarı hayat kadını çalışmaktaydı. Hollanda Dış İşleri Bakanlığı’nın 2000 yılında ortaya koyduğu verilerde de durum aynı, 20.000 – 25.000 arası. Farklı kesimlere hitap eden gazete haberleri ise bu rakamın Türkiye’de 100.000 civarında (2004, Ankara Ticaret Odası) olduğunu söylüyor.

Peki neden öyle olduğunu zannediyoruz? Sanırım Red Light District yüzünden. Turizm anlamında oldukça başarılı bir şekilde pazarlanan Red Light District, böyle bir algı yaratıyor olabilir.

Hollanda - Eşcinseller

3. Hollanda nüfusunun yarısı/tamamı/çoğu eşcinseldir. Eşcinsellere bir takım haklar tanıyan sayılı ülkelerden olduğu için Hollanda nüfusunda bir çok yerden daha fazla eşcinsel bulunduğunu zannederiz. Aslında orada olan şey, dünyanın çoğunluğunda kabul görmüş ayrımcı uygulamaların yasaklanmasından daha fazlası değildir.

Kesin rakam vermek imkansız olsa da, Hollanda’da 50.000 civarı eşcinsel çift olduğu tahmin ediliyor, yani 100.000 kişi kadar. Fakat bunlar yalnızca evli çiftler, toplam eşcinsel nüfusu üzerine kesin bir bilgi yok.  Türkiye’de ise bu rakamın 7.000.000 civarında olduğu tahmin ediliyor. Yine de söylediğimiz gibi, kesin bir rakam vermek mümkün değil.

Hollanda - Setler

4. Hollanda’nın tamamı deniz seviyesinin altındadır. Hollanda ve deniz seviyesi konusu bir çoğumuzun zaman zaman gündemine gelen bir konu. Genellikle ülkenin tamamının deniz seviyesinin altında olduğunu düşünürüz fakat aslında Hollanda’nın %27-30 kadarı (bazı kaynaklara göre %33) deniz seviyesinin altındadır. Yine de yüksek bir rakam bana sorarsanız. Peki nasıl oluyor da deniz bu ülkeyi yutmuyor diyorsanız, teknolojik gelişmeler ihtiyaçtan ortaya çıkar diyorum. Yaklaşık 1000 yıldır denize inşa ettikleri irili ufaklı setler Hollanda’yı sular altında kalmaktan kurtarıyor.

Hollanda - Klomps - Tahta Ayakkabı

5. Meşhur tahta ayakkabıları kimse giymiyor / herkes giyiyor. Hollanda’nın geleneksel tahta ayakkabıları olan “klomps” ya da İngilizce ifadesiyle “clogs” günümüzde turistik bir hediyeden daha fazlası gibi gelmeyebilir.  Gerçekten de her köşe başında o küçük hatıra bibloları satan dükkanlarda en sık görebileceğiniz malzeme tahta ayakkabılardır. İşin aslı ise, şehir hayatında bir çok insan doğal olarak bunları giymiyor, Phillips genel müdürünün tahta ayakkabıyla işe gidecek hali yok. Fakat köylerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin bir kısmı için “klomps” halen günlük hayatın bir parçası. “Takada tukada” geziyor çiftçi amca ineklerin arasında.

Hollanda - Flemenkçe

6. Hollanda’da Flemenkçe konuşulur. Hem evet, hem hayır. Bu kavramlar aslında biraz karışık. Nedeni de Flamanca ve Flemenkçe adlarının herhangi bir ülkeye işaret etmemesi olarak gösteriliyor. Dil gruplarına ve dillere bağlı lehçeler konusuna eğilmek gerekiyor anlamak için. Şöyle ki, dilin asıl adı Flemenkçe ya da Felemenkçe diye geçiyor. Flemenkçe, Hint-Avrupa dil ailesinin Cermen dilleri grubundan (Almanca, İngilizce, Norveççe gibi…), Hollandaca ve Flamanca da bu dilin lehçeleri, tabii bu lehçeler de kendi içinde gruplara ayrılıyor. “Dutch” dediğinizde Hollandacayı, “Flemish” dediğinizde Flamancayı kastediyorsunuz İngilizce konuşurken. Bildiğim ve gözlemlediğim kadarıyla bu lehçeler arasındaki fark Türkçe – Azerice seviyesinde fakat bir takım Flaman kökenli vatandaş ısrarla Hollandaca bilmediğini iddia ediyor. Ayrıca ülkenin kuzeyinde de yine Cermen dillerinden Frizye dili konuşuluyor fakat bu dillerin hepsi birbirine benziyor.

Hatta şöyle bir olay geçti başımdan Hollanda’daki ilk günlerimde. Bir Belçikalı Flaman, bir de düz Hollandalı kendi aralarında bir şeyler konuştular. O zamanlar dil tarihi hakkında bilgim de kısıtlı, Flaman olan arkadaşa “Hollandacayı iyi öğrenmişsin” gibilerinden bir laf ettim. Gayet ciddi bir şekilde “Hayır, ben Flamanca konuşuyorum, Hollandaca bilmem.” Diye cevap verdi, bu durumda normal olarak Hollandalı arkadaşın Flamanca konuşabildiği çıkarımını yaptım, onu da reddetti. “Hayır, o Hollandaca konuşuyor, bizim oralarda ikisini birbirine karıştırırsan alınan çok olur”. Aradaki farkın daha çok siyasi olduğu kanaatine vararak bu diller hakkındaki fikrimi kendime sakladım ilerleyen günlerde.

Sonuç? Bence Hollanda’da Flemenkçe konuşulur.

Hollanda

7. Holland mı Netherlands mı meselesi. Yönetim sistemi farklı olduğu için zaman zaman gündeme gelen konuyu pasaport sırası beklerken emniyet müdürlüğü binasında da duymuştum birkaç gençten. Diyalogları şöyle gelişti: “Hollanda’da Holland dersen çok kızıyorlarmış, Netherlands demen gerekiyormuş”. Tabi, Holland dediğinizi duyan “Netherlands Koruma ve Geliştirme Derneği” mensupları sopayla kovalıyorlar sizi ülkelerinden dışarı.

İşin aslı ise şöyle, Hollandalılar da “Holland” diye bahsediyorlar ülkelerinden. Fakat ülkenin resmi adı “Koninkrijk der Nederlanden”, İngilizcesi “Kingdom of the Netherlands” yani “Hollanda Krallığı”. Resmi yazışmalarda bu şekilde kullanılıyor. Günlük dilde ise farkeden bir şey yok.

Bir uyarı, Hollanda’nın kuzeyinde ülkenin adı meselesini dert eden insanlarla karşılaşmanız mümkün. “The Netherlands” denmesini tercih ediyorlar. Fakat yine de gençler arasında problem olacağını sanmıyorum.

8. Hollanda ‘nın kızları… 404 Not Found. Geçtik.

Hollanda - Bisiklet

Hollanda Başbakanı Görev Yerinden Ayrılıyor (2012)

9. Hollanda’da herkes bisiklete biner. Doğru, Hollanda’da herkes bisiklete biner. Hatta bazı bölgelerde otoparktan çok bisiklet parkı bulunur. Hollanda Kraliçesi’ni ya da Hollanda Başbakanı’nı bisiklet üzerinde görmeniz olağan dışı bir durum değildir.

Hollanda - Almanya

10. Alman usulü mü Hollanda usulü mü? Herkesin kendi hesabını ödediği uygulama ülkemizde “Alman Usulü” olarak bilinir. Fakat Avrupa’da bu durum Hollandalılar’a atfedilir. “Let’s go German” dediğinizde “Hı? Nasıl?” gibi tepkiler almanız olasıyken, “Let’s go Dutch” ifadesi “Hesabı birlikte mi alayım? Ayrı ayrı mı?” sorularına cevap niteliğindedir.

Peki bize neden “Alman Usulü” diye ulaşmış bahsi geçen uygulama? Açıkçası net bir bilgim yok, fakat Almanya’ya yerleşen Türkler ile bir ilgisi olabileceğini düşünüyorum.

Böylece Hollanda efsanelerimizin sonuna geliyoruz. Umuyoruz ki kafanızda Hollanda ile ilgili bir kalıpyargı zaten bulunmadığından yazımızı sadece eğlenmek için okumuşsunuzdur. Yine de eklemek istediğiniz  bir şey varsa bize yazın!

Leave a reply

Your email address will not be published.

three × 5 =

  • 0
 
 

25.000 Km'yi Otostopla Kat Etmek: Nenad Stojanovic

Seyahat kimimiz için iş, kimimiz için tatil demek. Fakat bazı insanlar var ki, seyahat onlar için bir araç değil, amaç. Sırbistan'dan Nenad Stojanovic bunun mükemmel bir örneği. Ne[...]

  • 13
 
 

Asgari Ücretin En Yüksek Olduğu 10 Ülke

Türkiye'de çalışan kişilerin %50'sinden daha fazlasının aldığı maaş olan o meşhur "asgari ücret", şüphesiz ki bir ülkenin yaşam standartlarının olduğu kadar hayat pahalılığının da [...]

  • 0
 
 

Ücretsiz Konaklama Mı? Ne Diyorsunuz?

Seyahat etmek istiyoruz fakat otellerin yüksek oda fiyatları bizi ürkütüyor. Tabi ki böyle bir durumda seyahat planlarımızı hızla iptal ediyoruz, değil mi? Eğer bu soruya “Evet” ce[...]