Kötü Hostel

Kötü Hostel Nasıl Olur?

Hosteller… Tercih edilebilecek en eğlenceli ve aynı zamanda en ekonomik konaklama alternatiflerinden biri… Bir sürü yeni arkadaş edindiğimiz, belki yalnız yaptığımız seyahati 2, hatta 3 kişilik bir grup seyahatine dönüştürebilen hosteller, gerçekten de tatilden anladığı muhtelif organlarını devirip yatmak yerine yeni bir (veya birkaç) kültür tanımak, mümkün olduğunca yeni yer keşfetmek olan her gezginin ilk üç tercihi arasındadır hep. Hatta eğer gezmeye yeni başlıyorsanız çoğunlukla ilk tercihiniz hostellerden yana olacaktır. Fakat işin aslı hostel seçimi oldukça dikkat gerektiren bir konu, çünkü bir apartman dairesini kiralayıp odalarını tıka basa ranza dolduran da, otel formatlı ve fiyatlı (25-30 Euro verip hostelde kalıyorsanız geçmiş olsun şimdiden) bir işletme açıp ortalama bir otelden çok daha fazla kar eden işletme de adına hostel diyebiliyor.

İyi bir hostelde ne olması gerekir sorusuna verilecek cevap hepimizce sabit. Temiz olsun, gürültüsüz olsun, duşu-tuvaleti iyi durumda olsun vs. Peki kötü bir hosteli nasıl tanırsınız? Aşağıdan devam edelim…

1. Düşük kullanıcı puanı

Eğer turizmde walk-in diye tabir edilen, rezervasyonsuz bir şekilde çat kapı gittiyseniz hostele, bu madde çok bir işinize yaramayacak. Fakat planlı programlı gezen biriyseniz, kullanıcı puanlarını mutlaka ama mutlaka kontrol edin hostel seçiminizi yapmadan önce. Çeşitli hostel arama motorlarında yorum bırakan/değerlendirme yapan kişilerin sizin geçtiğiniz yoldan geçmiş olan insanlar olduğunu unutmayın. Fikirlerini ciddiye alın. Düşük puanlı bir hostel bazı istisnalar dışında gerçekten kötü bir hosteldir.

bad hostel / kötü hostel

2. Kilitli dolap yetmezliği

Hostellerde hırsızlık olayları çok yaygın olmasa da, müşterilere kilitli birer dolap sağlanması tarafların tamamı açısından avantajlıdır bence. Herkes içi rahat bir şekilde keyfine bakabilir böyle bir hostelde. Özellikle kalabalık nüfuslu bir hostelde konaklayacaksanız mutlaka kilitli dolap hizmeti olmasına dikkat etmelisiniz. Çünkü muhtemelen eşyalarınızı bırakıp şehri gezmeye çıkacaksınız. Bu esnada aklınızın eşyalarınızda mı olmasını tercih edersiniz, yoksa hayatınızda ilk kez gördüğünüz yerlerde mi? Kilitli dolabı olmayan her hostel kötüdür gibi bir çıkarım yapmak abartılı kaçabilse de, olmaması size sıkıntı verebileceğinden dolayı olumsuz bir unsurdur demek yanlış olmaz.

3. Giriş-çıkış saati (Yok artık!)

Hostel kavramının tarihi bir özelliği olan giriş çıkış saatleri maalesef halen bazı hostellerde uygulanıyor (Farz-ı misal Florence Youth Hostel, Floransa, İtalya). Üniversite yıllarında yurtta kaldıysanız/kalıyorsanız, yurt ortamını aratmayacak bir uygulama. Düşünün, 3 arkadaş Berlin’in güzel bir barındasınız, sohbet muhabbet derken saat 23.30 oldu, 20 dakika da hostelinize yürüme mesafesi deseniz, 10 dakika hata payıyla hemen o güzelim ortamı terk etmeniz gerekiyor. Yoksa aşağıdaki keskin nişancı kapıya elinizi attığınız anda icabınıza bakar! İşin kötüsü, bunun için para ödüyorsunuz! Olumsuz efendim, ziyadesiyle namütenasip.

bad hostel / kötü hostel

4. Tıpta mutfak abstinansı olarak bilinen sendrom

Tıp nereden çıktı ben de anlamadım. Fakat ucuz tatile gönül verenlerdenseniz, kendi yemeğinizi yapmak isteyeceğiniz bir an öyle ya da böyle gelecek ve eğer kaldığınız hostelin mutfağı yoksa cama çıkıp “Sen mi büyüksün ben mi büyüğüm Liechtenstein!” diye çemkirmeniz olası. Zaten hostellerin bir çoğu en azından basit bir sabah kahvaltısını fiyata dahil ederler. Mutfak yoksa muhtemelen kahvaltı konusu da sıkıntıya girecektir. Hem yemeğinizi yapamıyorsunuz, hem de kahvaltı vermiyor, mahkumsunuz dışarıda yemeye. Bu olumsuzluk değilse olumsuzluk nedir a dostlar?

5. Gürültü faktörü ve kafa-kazan değişkenleri arasındaki metamorfozik ilişki

Bir konuya açıklık getirelim. Hostellerde öyle ev rahatlığında bir ortam ve her istediğinizde sonuna kadar sessizlikten faydalanabileceğiniz bir oda beklemeyin. Otelde kalmıyorsunuz ve netice itibariyle tanımadığınız bir sürü insan da sizinle aynı odada kalıyor. Fakat yine de gürültünün bir dozu olmalı. İnsanlar odanıza (odalarına oluyor bu) tabii ki de girip çıkacaklar, bu zaten çok büyük bir sorun teşkil etmez. Fakat ranzanız kalabalık bir hostelin girişine yakınsa, ya da kendi barı olan bir hostelin barına yakınsa, başka bir hostel aramak akıllıca olabilir.

bad hostel / kötü hostel

6. Bornozları giyer, tek sıraya girmesini de en iyi biz biliriz! Fakat sırada 30 kişi var?

Yukarıda bahsetmiştik ya, bir apartman dairesini tıka basa ranza doldurup adına hostel diyenler diye… Böyle yerlerde başınıza gelebilecek bir durum bu. Duş sayısının yetersizliğinden dolayı her sabah ve her akşam sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz bazı hostellerde. İnternetten de rezerve etseniz, walk-in giriş de yapsanız mutlaka dikkat etmeniz gereken bir konu. Yoksa sabah kafasıyla hiç çekemiyor insan sıra beklemeyi. Göz kararı bir baktığınızda duşları yetersiz bulduysanız, ‘Oldu cnm grşrz’ deyip başka bir hostel arayın.

7. “En büyük sıkıntım perdeyi açıp kapamak.” (T.S. Eliot)

Perde deyip geçmeyin, her yer İngiltere gibi serin değil, her yer o daha önce gittiğiniz turistik hostellere de sahip değil. Kalacağınız odaya şöyle bir bakın, güneş alabileceğinden şüpheleniyorsanız mutlaka perde isteyin, yok derlerse basın gidin. Çok ciddiyim, bir çoğumuz yazın seyahat ediyoruz, sırtınızdaki koca çantanın ve şehirleri gezmiş olmanın verdiği yorgunluk sizi çok güzel ve çok doğal bir uykunun kollarına bırakacak. Fakat bu güzel uyku sabahın ilk ışıklarıyla kapalı camların yarattığı hamam etkisi ve ne tarafa dönerseniz dönün alnınızın çatına vuran güneş ışığıyla birlikte heba olabilir. Eğer yoğun bir tempoyla geziyorsanız, ki Interrailciler olsun, otostopçular olsun böyle gezerler, dinlenmek çok önemli olacaktır. Yeterince dinlenemezseniz, aşağıda Scream filmine de adını veren Munch tablosuna dönebilirsiniz. Uykunuzu bölme ihtimali olan bir hostel, bana göre kötü bir hosteldir.

bad hostel / kötü hostel

8. “Belki de insanlar sadece Tanrı’nın tuvalete atıp üzerine sifonu çektiği evcil birer timsahtır…” (C. Palahniuk)

Çok sıkıntılı konulardan bahsettik (benim için en kötüsü güneşin uykumu bölmesi), biraz Palahniuk verip başka şeyler düşünün istedim. Fakat konumuz bir noktada kesişiyor Palahniuk’un sözüyle, tuvalet! 6. maddede duşta karşılaşılabilecek sıkıntıları belirtmiştik. Hadi duş yine neyse, durur beklersin, belki bir iki geyik yaparsın zaman geçer.

Fakat bütün dünya halkları (kardeşlik falan diye devam etmiyorum) sabahları tuvalete gidiyor! Yetersiz tuvalet sayısının sabah sabah sizi sokacağı hali düşünün. Bir de işiniz acilse! Yine göz ucuyla hızlı bir değerlendirme yapın, tuvaletler yetersizse kalmayın orada. Az da olsa para veriyorsunuz, onlar da size temel ihtiyaçları sağlıyorlar. Ha yok sağlamıyorlarsa, başka bir yere gidin ivedilikle.

bad hostel / kötü hostel

9. 25 Euro’ya hostel mi? Kuzum kendinde misin sen?

Ben istiyorum ki EcoTripSos okuyucusu böyle oyunlara gelmesin. Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, Batı Avrupa’da yapılan her şey doğruymuş gibi bir algı var bizde. Fakat farkında olmadığımız bazı şeyler var. Mesela turist gagalama sporu Batı Avrupa’da da çok popüler bir branş.

Bir hostele giriyorsunuz, o da nesi? Her şey var, bar, havuz (evet, bu da olabiliyor bazen), on numara duşlar, yemek, şu, bu… Fiyat? 30 Euro… ‘Ha hosteller nasıl olsa ucuz oluyor, demek ki 30 Euro iyi bir rakam’ diye oltaya geliyorsanız, üzgünüm ama çok ağır bir şekilde kazıklanıyorsunuz (dünyanın dört bir yanından turist çeken festival zamanlarını tenzih ederim).

Eğer bir hostelin sizden gecelik istediği miktar iki haneliyse, ve bu iki hanenin onlar basamağı “2” ya da daha büyük bir rakamla başlıyorsa koşarak uzaklaşın. Gidin paşa paşa bir otel bulun kendinize. Kendi odanızda yuvarlanmanın keyfini yaşarken kendi duşunuzda çimmenin tadına varın. Hatta resepsiyonu arayın, ‘Resepsiyon naber?’ falan deyin. Boşuna 10 kişiyle aynı odada oksijen telaşına düşmeyin.

bad hostel / kötü hostel

10. Vaktiniz varsa her yer yürüyüş mesafesindedir. (S. Wright)

Yakınlık-uzaklık konusu biraz göreceli aslında. Fakat kalacağınız hostel gezmeyi planladığınız yerlere çok uzaksa kötü bir tercih yapmış olabilirsiniz. Uzaktaki hostelin gecelik ücreti uygun görünebilir. Fakat kesinlikle gideceğiniz yer için vereceğiniz yol parasını hesaba kattınız mı? Deyim üzerinden gidersek eğer, akı bokunu kurtarıyor mu? Kurtarmıyorsa o hostel kötüdür, değiştiriniz.

Söylediğimiz gibi bu özelliklerin birinin veya bir kaçının kalacağınız hostelde bulunmaması o hostelin kötü olduğu anlamına gelmeyebilir. Fakat yine de unutmayın, (az da olsa) kalacağınız yere para veriyorsunuz, siz oranın müşterisisiniz ve temel bir takım ihtiyaçlar (yatak, tuvalet, duş) hostel tarafından karşılanmak zorunda. Eğer bu ihtiyaçlar gereğince karşılanmıyorsa, üstüne bir de hostelin sahibi tarafından “güzel abim” ayaklarına maruz bırakılıyorsanız (bunun İngilizcesi yapıldığında mevzuya uyanmak daha da zor oluyor), bir turist kazıklama kumpanyasının tam ortasında olabilirsiniz. Anlaşarak ayrılın, arkadaş kalın.

Leave a reply

Your email address will not be published.

three × 5 =

  • 0
 
 

Buz Oteller: Nedir? Nerede Bulunur?

Kar, buz ve dokunduğunuz her yerin soğuk olduğu bir ortam düşünün... Tatilinizi böyle bir yerde geçirmek ister miydiniz? "Kesinlikle hayır!" diyorsanız tekrar düşünün, çünkü karın [...]

  • 0
 
 

IATA Hava Yolcusu Analiz Raporu (9/14)

Uluslararası Hava Taşımacıları Birliği (IATA) geçtiğimiz günlerde Ekim 2014 dönemine ait hava yolcusu verilerinin analizi tamamladı. IATA tarafından sunulan raporda hava yolcusu ha[...]

  • 0
 
 

Dünyanın En İlginç Yerleri

Dünya zaten başlı başına gizemli bir gezegen. İnsan diye bir şey var bir kere üzerinde, tüm gizemin kaynağı. Yalnız bazı yerler var ki, insanlar hikaye üretmekten bıkmadılar yıllar[...]