Turistik Vize

Turistik Vize Nedir? Nasıl Alınır?

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak seyahat etmek istediğimizde en sık karşılaştığımız problemlerden biri vize. Aslında yalnızca bir kimlik belgesi belgesi olan pasaportumuzu almak için yüzlerce lira verdiğimiz yetmiyormuş gibi, biraz da ecnebilere para vermeden malesef bir çok ülkeye giriş yapamıyoruz. Tabii bununla da bitmiyor, daha ‘yurt dışına çıkış harcı’ adı altında bir de 15 lira vermemiz gerekiyor sınır memurlarımıza. Gezgin miyiz yoksa mahallenin gençleri tarafından yolunan damat mıyız belli değil… Bir dahaki yurt dışı seyahatimde sınır memuruna yüz görümlüğü, kabin memuruna ayak bastı parası vermeyi planlıyorum, o kafaya ulaştım artık. Fakat konumuz bu değil. Konumuz genellikle aracı şirketlerin ‘dünyanın en zor işi’ muamelesi yaptığı, aslında 10-15 tane belgeyi bir araya getirmeniz ve tabii ki de gerekli ödemeyi yapmanız (damadı terletelim ekolü) şeklinde gerçekleşen vize alım süreci. Tabii her şeyden önce şunu belirtmeliyiz, bu makalede bahsedilenler yalnızca size tatil yaptıran turistik vize konusunu kapsıyor, oturma izni, çalışma izni gibi konular zaten başlı başına eziyet. Bir de interrail biletiyle başvurulduğunda aşağıdaki belgelerin bir çoğu istenmeyebiliyor, o da bir güzelliktir neticede. Schengen Vizesi Her şeyden önce turistik vizenin zorunlu tutulmasının mantığını açıklamaya çalışalım. Gitmek istediğiniz, size vize almaya zorunlu tutan ülkenin (çoğunlukla AB ülkeleri ve ABD oluyor, dahası da var tabii ki) sizden vize isteme nedeni şu: Güvenlik konusunda paranoya derecesinde titiz olan bu ülkeler, sizin oraya gerçekten tatil amacıyla gittiğinizi ve tatiliniz bitince geri döneceğinizi belgeli bir şekilde görmek istiyorlar. Tabii tatiliniz süresinde ülkelerine yük olmayacağınızı da garanti altına alma amaçları var. Bunun nedeni de bu ülkelerin kaçak göçmenden anası ağlamış durumda olması. Bence oldukça abartılı ve bu kadar detaylı olması oldukça yersiz bir önlem olan vize alım süreci, genellikle bu konularda güvence sağlanması anlamına geliyor. Peki “Abi, vallahi sadece tatil yapacağım, işim bitince dönmezsem, hah buraya yazıyorum bak” demenin diplomatik yolunda neleri kanıtlamamız gerekiyor? Sosyal Statü Böyle yazınca oldukça aşağılayıcı görünse de, malesef bu ülkeler sizin sosyal statünüzü göz önünde bulunduruyorlar. Sosyal statüden kastım ise şu, eğer öğrenciyseniz, bordrolu çalışansanız, daha da iyisi, kendi işletmenizi çalıştırıyorsanız, istenen belgeleri tam götürdüğünüz takdirde kimse size ‘Hayır, benim ülkemde tatil yapamazsın!’ demeyecektir. Çünkü devam ettiğiniz bir işinizin ya da okulunuzun olması vize isteyen ülkeler için geri dönmek için çoğunlukla yeterli bir sebep olarak görülür. Bunu belgelemeniz için de tabii ki sizden en az 3-4 evrak istenir. Öğrenciyseniz öğrenci belgesi, öğrenci kimliği fotokopisi, çalışansanız maaş bordrosu, çalıştığınız yerden “İki gözüm önüme aksın ki bu adam burada çalışıyor” belgesi, kurum kimliğiniz ve sigorta kayıtlarınızla ilgili bir kaç belge daha (bir de imza sirküsü diye bir şey var, hastasıyız) götürdüğünüz takdirde sosyal statünüz ecnebi konsolosluğu nezdinde güvenilirlik kazanır. Yani mümkün olan her şekilde kurumunuzla olan bağlantınızı görmek isterler çoğunlukla.  Son olarak, bazı enteresan ülkeler transkript, bazı daha enteresan olanlar da diploma görmek isteyebilirler. ABD ve Birleşik Krallık’tan böyle fantastik uygulamalar bekleyiniz. Nedense veli toplantısına gidecek gibi davranıyorlar bazen. Konsolosluk İngiltere’ye de giderim, kimse bana karışamaz! Benim param var! (Engin Günaydın, Zaga zamanları) Evet, bu cümleleri doğrudan olmasa da belgeler yoluyla kurmanız istenir vize başvurularında. Bunun için de banka hesabınızın son dönem dökümünü, varsa yatırım hesaplarınızın dökümünü görmek ister konsolosluklar. Akılları sıra hesabınızdaki paraya bakıp yeter-yetmez diye karar verecekler. Kredi kartının fotokopisini de vermişliğim vardır vize başvurularında. Kredi kartım var demeniz yetmiyor, onun da fotokopisini istiyorlar. Sinir bozucu bir durum, fakat istiyorlar, yapılacak bir şey yok. Bir de türlü efsaneler dolanır bu konuda, ‘Bankada X TL paran olması lazım’ gibilerinden… Ülkeden ülkeye değişir muhakkak ama hesabımdaki ‘-200 TL’ (evet eksi iki yüz) ile vize almışlığım vardır gayet de. Dolarlar, dolarlar... Ayrıca, mal varlığınıza dair belgeleri de götürürsünüz çoğunlukla vize başvurularına. Arabanız varsa ruhsatın fotokopisi, eviniz varsa tapunun fotokopisi vs. Hatta kira kontratı da görmek isterler, ama hiç götürmedim, götürmediğim için de sorun yaşamadım açıkçası. Sokakta yaşıyorum arkadaş, var mı sana bir zararım? Sokakta yaşayamazsın, otel rezervasyonu isteriz!  Gideceğiniz ülkede kalacağınız yer meselesi nedense çok önemli vize başvurularında. Ben gideyim de nasıl olsa İngilizcem, Urducam var, bulurum bir otel diyemiyorsunuz. Yalandan da olsa bir rezervasyon görmek istiyorlar. Kalacağınız yer belliyse zaten verin ön ödemeyi, alındı belgesiyle birlikte varın yürüyün konsolosluğa. Belli değilse de tavsiyem şu, gideceğiniz yerin en ucuz, en bitik hostelini bulun, kalacağınız süre kadar rezervasyon yapın. Bir ihtimal %10 gibi bir ön ödeme alırlar, bırakınız yapsınlar, bırakınız alsınlar. Sonra onun çıktısını alıp ‘ahada burada kalacağım’ dersiniz konsolosluğa, işiniz görülür. Sonra nerede isterseniz kalın, niye söylediğin yerde kalmıyorsun diyecek kimse yok. Gerçekten de, bir kaç vize başvurumda dikkatimi çeken bir konudur, otel rezervasyonunun çıktısını inceleyip, adres bölümünü ‘highlighter’ diye tabir edilen kalemlerle çizmişliği vardır görevlinin. Git özlet kendini yine gel, döneceksin diye söz ver… Dönüş meselesi de turistik vize başvurularında üzerinde durulan konulardan. Yalnız şunu söylemeliyim, Bulgaristan ve Yunanistan bu konuyu dikkate almayabiliyor. Yine de risk sizin. Bir daha uğraştırabilirler, hiç sormayabilirler de. dönüş bileti Bu konu da genellikle dönüş biletinizin ibraz edilmesi şeklinde cereyan ediyor. Rezervasyon gösterseniz de olur, “O bilet alınacak!” diye çemkiren biriyle karşılaşacağınızı sanmıyorum. Neticede adamlar size vereceklerini garanti etmiyorlar, hatta vize verseler bile ülkeye gireceğinizi garanti etmiyorlar. Bu kadar belirsizliğin içinde dönüş biletine para vermeyi çok mantıklı bulmuyorum. Sorsalardı da böyle söylerdim. Fakat rezervasyon işimi gördü her seferinde. Tatil yapma demiyorum, hobi olarak yine yap, ama sigortalı gel, bize masraf çıkarma…  Seyahatinizin tamamını kapsayan bir seyahat sigortası turistik vize başvurularında yine dikkate alınan bir konu. Mantık da şöyle, ‘Gelir de kaza geçirirsen, hasta olursan ülkemize masraf çıkarma. Senin sağlık giderini biz ödemek istemiyoruz”. Bu noktada Birleşik Krallık vizesinin istisna olduğunu söylemeliyim. Hiç sormadılar, ben de yaptırmamıştım zaten. Fakat AB ülkeleri mutlaka görmek istiyor seyahat sigortanızı. ABD için ise bilen biri yazı sonuna yorum yapsa süper olur mesela. seyahat sigortası Sigortacılık zaten geniş bir sektör, bir kaç yere sorun, uygun olanı satın alın. Çok bir işlem gerekmiyor, Parasını verip alıyorsunuz. Evinizden çıkmanıza da gerek yok, basit bir Google aramasıyla onlarca şirketten online olarak alabildiğiniz seyahat sigortanızı http://thy.travelguardworldwide.com/ adresinden de temin edebiliyorsunuz. Askerlikten kaçıyor olabilir misin acaba diyorum… Sizden parmak izinizi isteyecek kadar abartan ABD ve Birleşik Krallık gibi ülkeler askerlik durumunuzu belirten bir belgeyi de görmek isteyebilirler. Tecilliyse onun bir fotokopisine, bittiyse tezkerenizin bir kopyasını yanınızda bulundurmanız gerekecektir. Atlamayınız. askerlik Standart bir turist vizesi başvurusunda sizden istenecek olan beyanatlar aşağı yukarı bunlar olacaktır. Fazlasını ya da azını isteyen ülkeler mutlaka vardır, konsolosluklardan bilgi almakta fayda var. Fakat gördüğünüz gibi uygulama gayet can sıkıcı ve masraflı (AB için 60 Euro, ABD için 160 Dolar, Birleşik Krallık için 6 aya kadar 136 Dolar). Bulunduğunuz şehirde ilgili ülkenin temsilciliği yoksa bir de yol masrafını koyun üstüne, daha yola çıkmadan cebinizden çıkanı öyle hesaplayın. Genellikle yukarıda saydığım şekilde istenen bu belgeleri tam götürdüğünüz sürece kimse size herhangi bir soru sormayacaktır. En fazla cevapları zaten belgelerinizde olan bir kaç basit soru. Öyle söylendiği gibi zorlu bir süreç değil, içinizi ferah tutun. Zamanınız olduğu sürece de başvurunuzu kendiniz yapın, durduk yere fazladan 60 Euro hizmet bedeli ödemeyin. Kalacak yer konusunu da dert etmeyin, ucuz konaklama tavsiyelerimizi inceleyin…

Leave a reply

Your email address will not be published.

18 − 3 =

  • 0
 
 

En Ucuz Hostel Arama Motoru!

Otostopçuların ve Interrailcilerin gittikleri her şehirde uğrak noktalarından biri olan hosteller konusunu hostel yazımızda detaylı bir şekilde anlatmıştık. Yazımızı okuyup bundan [...]

  • 1
 
 

Dünyanın En Eski Şehirleri

Tarihin başlangıcından beri insanlar yemek, uyumak ve üremek için güvenli bir yer aradılar. Süreç boyunca mağaralar, ağaçlar buldular ya da içinde yaşabilecekleri evler inşa ettile[...]

  • 0
 
 

Ev Değişimi ile Tatil

Yaklaşık on bir yıldır kullanılan bir tatil yöntemidir. Tatilcilerin karşılıklı olarak evlerini değiştirip, ev ortamında tatil yapması ev değiştirme yöntemi ile olur. Ev değiştirme[...]